16/3/2008 - Ölüyorum sevgili…

Hiç hazır değilim üstelik.
Gerçi zaman verseler bile ne denli hazırlayabilirim ki kendimi ölüme.
Her şey anlamsız geliyor artık, hiçbir bebek sevimli gelmiyor mesela.
Sevgili ölüyorum… Hazır değilim üstelik… Zemheri bir ormanda kaybolmak gibi. Hiç insansız ve yeterince korkutucu. Neden korktuğumu bile bilmiyorum üstelik. Soluksuzca, durmaksızın koşuyorum aynı doğrultuda bu puslu ormanda ve hep aynı boşluğa çıkıyorum. Ve hep ağlıyorum sonunda.
Biliyor musun artık dua etmiyorum, Tanrıya olan inancım azalıyor her geçen gün.
Beni bu soğuk cihaza mahkum edebilmek için başka bir hastaneye sevk edecekleri gün, hani yanıma gelip saçlarıma dokunduğun gün. Gözlerime bakarak çok tatlı göründüğümü söylediğin, sana bir şeyler söylemek için çırpındığım, kendimi paraladığım ama sadece göz kapaklarımı yumabildiğim o gün ‘’sana inanmıştım’’ sevgili. Bu yanmış suratımı, parçaladıktan sonra tellerle sardıkları vücudumu ambulansın içindeki aynada görene kadar yaşayabileceğime olan bir inanç taşıdım şuan cihaz sayesinde çalışan kalbimde. Bana neden yalan söyledin sevgili? Ölüme bu kadar yakınken en çok ihtiyacım olan şey gerçekliğindi, insanların yalın dürüstlüğüydü. Şimdi bana sadece acıdığını düşünerek çürüyorum. Ölmek benimle ilgili aldığın kararları yüreğinle değil, vicdanınla aldığını bilmekten çok daha güzel Artık benim için.
Şimdi valizsiz çıkacağım bu yolculuğun sabahındayım. Bir kız evladına sahip olmanın mutluluğunu düşünüyorum bu son sabah. Baba olamayacağımı biliyorum.
Duyacağım son ses şu tepemdeki siyah kutudan gelecek, telefondaki çevir sesine benzeyen, benim aranızdan ayrıldığımı ifade eden kalp atmayış sesi yerine, Eylül Başak’ın bir tek kelimesi olması için bu yatakta, namerde muhtaç halimle yıllarca ölümü bekleyebilirim biliyor musun? Birde biliyor musun sevgili, ölümü beklediğin tek bir gece, bir asır zindanda yaşamaktan daha beter geliyor kişiye? Ölümü beklerken neyi düşünmeli insan, şimdi en çok onu düşünüyorum. Her şey karmakarışık bu yerde. Hiç bir şeye, hiçbir anlam yükleyemiyorum. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu seçemiyorum. Ölüm bu denli yakınken ve bütün çıplaklığıyla koynuma girerken anlıyorum ki hiçbir şeyi çözemeyeceğim.
Ama bir tek şeyi biliyorum sevgili;
BEN ÖLDÜKTEN SONRA EN ÇOK SENİ ÖZLEYECEĞİM…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-05-11 20:09:03 - sevmenin neolduğunu anlamıyolar

Yazan: sevgim
ben çok seviyorum ve kendimden çok seviyorum ama nedense bunu aileme anlatamıyorum neyapsamda onları bu aşka ikna etsem diye sabah akşam düşünüyorum onlar ikna olmasa bile vazgeçemiyorum kendimden vazgeçiyorum ama ondan vazgeçemiyorum ben onu çok seviyorum ve seviyorum demekten korkuyorum kendimle boğuşuyorum ama kalbimden silemiyorum artık kimseye kabul ettirmek için de uğraşmıcam ben seviyorum ya başkaları beni ilgilendirmez bu aşk için herkesi karşıma alıyorum sanki bu aşk bi hastalık gibi her geçen gün vücudumun farklı yerlerine dağılıyo ve onu koparmak o hastalıktan kurtulmak daha da zorlaşıyo nebilim işte ben onu bütün bedenimle seviyorum umarım beni anlayanlar olur seveni seven anlar
Bağlantı

2008-05-22 17:33:59 - SLM

Yazan: sensizaslayarim
GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL OLMUŞ BENİM BLOGADA BEKLERİM
Bağlantı

2008-04-10 17:58:04 - mrb

Yazan: SaNeM18
gerçekten çok güzel bir yazı..yazanın ellerine sağlık..
Bağlantı


<~~ ::| Son Sayfa | ~~ :: ~~ | Sonraki Sayfa |:: ~~>